dediler zamanla hep unuturmuş sevenler
olsun, bana seninle geçen yıllarım yeter…
merhaba sayın okuyucu, diyeceksin ne alaka KDE ile yukarıdaki Türk Sanat Musikisi’nden bir örnek. insan hep bir şekilde geçmişe özlem duyar. insan KDE3 ten KDE4‘e geçtiği zaman biraz zorlanıyor açıkçası. bu geçiş sanki Win98 ya da Millenium’dan WinXP’ye geçmekteki sancı gibi. aslında herşey bir nevi gözünüzün önünde ama elinizi uzatıp müdahale edemiyorsunuz. gerçi tam da bu noktada KDE4, tüm alışkanlıklarınızı unutmanızı ve yeni bir sayfa açmanızı sağlıyor.
bundan sonra anlatacaklarım kulaktan dolma bilgiler olabileceği gibi kendi deneyim, araştırmalarımdan esinlenmeler de olabilir. eğer bir yerlerde yanlış olduğunu bildiğin bilgiler varsa beni uyarmanı rica ediyorum. şu bilgiyi neredeyse adım gibi eminim:”KDE4, kendine kadar olan kodlara patch yapılarak değil de sıfırdan yazıldı.” bunun sonucunda spagetti kod dediğimiz ve sistemin yorulmasına neden olan bir sürü lüzumsuz kod ortadan kalkmış oldu. ve KDE4, kendinden önceki sürümlerine oranlara inanılmaz hız/performans başarısına doğru gidiyor[1]. burada GNOME’cu arkadaşlarım “KDE hala istenilen hızlılıkta değil” dediklerini iyi biliyorum. ama bu mantıkla gitmeye devam ederse MONO altyapısıyla GNOME da bizim bildiğimiz GNOME olmaktan çıkacak. şimdi başta kullandığımız masaüstü’ne yeni bir anlayışla yaklaşan KDE4 aynen de bahsettiğim gibi dünyanızı bir anda altüst edebiliyor. Google, Yahoo’nun ve aklıma şu anda gelmeyen onlarca firmanın hazırladığı widget’lar ve bunların sonucunda Adobe AIR’in üretilmesi ve üretime kazandırılması aslında gidilen yolu ya da hedefi bizlere bir şekilde anlatmaya çalışıyor. klasik masaüstü programcılığından çok artık sunucu-uçbirim (kimileri server-client der buna) uygulamalarının daha yaygın olarak geliştirildiğini gösteriyor ve artık bir şekilde sadece ve sadece tarayıcınız (browser) aracılığıyla görüntüleyebildiğiniz programlar daha da revaçta. işte tam da bu noktada KDE4 bu imkanı sizlere sunmaya hazır. hala türkçe ismi düşünülmekle beraber orjinal ismi ile plasmoidler çok fazla şeyi yapabiliyor. gerçi ufak tefek mantık ya da uygulama hatası olanlar olmasına rağmen çok da başarılı şeyler hızla yazılmaya ve KDE topluluğuna katılmaya devam ediyor. bir de şu yeni başlat çubuğu ya da gerçek ismi ile panel gayet ilginç şeyler barındırıyor. en azından bilinen taskbar’lardan çok uzak. çünkü kendiniz özgürce istediğiniz şeyleri ekleyip çıkartabiliyorsunuz.
KDE beslemelerinden takip ettiğim kadarı ile KDE4′ü kullanmadan önce bile Kontact ve Amarok‘un harika sürümlerle geleceğini biliyordum. biraz fazla iddialı olacak belki ama her iki işletim sistemi platformunda o kadar fazla müzik oynatıcıyı denedikten sonra Amarok’un üstüne ben program tanımıyorum henüz. gerçi Amarok2′de çok ciddi eksiklikler var ve yol haritalarına bakılırsa bir çoğu hakkında planlama yapılmış bile. ondan sabrederek beklemeye devam ediyorum.
KDE4′ün dosya yöneticisi olarak kullandığı Dolphin‘i ben KDE4′teki şekli ile sevdim açıkçası. normalinde her ne kadar tek tıklamaya masaüstünde alışamamış biri dahi olsam KDE4 bu haliyle inanılmaz güzel. hem çok hızlı erişim sağlıyor, hem de alışkanlıklarınızı silip yenilerini kazanmanızı sağlıyor
tüm alt programlara girmek istemiyorum ama kullandığım kadarı ile DigiKam, GwenView, KWrite, KTorrent, Konqueror, K3b artık daha başarılı işler yapabiliyor. tüm bunlara rağmen KDE4′ün katetmesi gereken daha çok yol var. heyecanla izlemeye devam ediyorum…
[1] bu aralar çekirdekle alakalı bir problemden dolayı disklerde ve işlemlerde bir ağırlaşma var, ama kısa süre içerisinde halledileceğini ümit ediyorum.


Ocak 20th, 2009
bVICIL
Posted in
Tags: