başlık düşündüm uzun süre… yine “hayat” mı olsun dedi bir tarafım. dedim yok bu sefer maskenin arkasında durma zamanı değil, çık dışarıya. herşeyi hayata mal etmek yanlış ne de olsa…
başlayayım bir yerlerden… berbat zamanlar ve berbat anlar. ölçülemiyor bile, zamanın en kısa birimi. stres kat sayısında ise gökdelenlere taş çıkartacak azamet. farkındalıklı olmak acı veriyor, en görünmez sinir ağlarına bile… obsesifsin dedi bir “dost”. takıntıların var; “ille de çevrendeki herkes iyi olacak”. ve hemen peşinden can alıcı soru; “en son kendini ne zaman düşündün?”… cevap yok, o anlar bileşke halinde, doğru olarak üzerime saldırdı da, aura zırhım sertmiş teğet geçti ilki. sonra gelen ikincisinden bu kocaman cüsseye akrobatik hareketler yaptırarak zor sıyırdım. üçüncüsü tam kalbime, dördüncüsü ise direk beynime saplandı. an durdu, zamanın ardındaki atlılar şaha kalktı ve dondu… bir el zorla hayat çemberini geri doğru sardırmakla meşguldü. bir tek o durmadı, bir de ben… gittim hayatımdaki hatırladığım ilk “an”ıma. kalbim sıkıştı, isyan etti ve durdu… nefesim de yanında… sonra o ana dair tüm yaşanmışlık hapsetti beni ve acıyı her zerremde tekrar yaşattı. el tekrar harekete geçti ve sardı ileri. geldik çocukluk yıllarına. koşmaca ve koşuşturmaca… yüzümden dökülen kan ve yatılan yatak. mis gibi kokusu doldu ciğerlerime. bir umut attım elimi kalbime saplanan oka, yemedi… daha çok acı çekilecekti bu “an”da. battı, acıttı… aradaki ızdıraplar sayamayacağım kadar çoktu ama takıldı gözlerim, ruhum, bedenim birisine… bir adım daha, çek bacağını… yenen tokat, düşülen zemin, ambulans, iğne, serum, nefes… döndükçe döndü o an. ille de hissettirecekti herşeyi. yokluğumu, yoksulluğumu ve beni…
bir filmi izlemek çok güzel olsa da o filmin bir figüranı dahi isen ne kadar da meşakkatli olduğunu daha iyi anlıyorsun. her çemberin dönüşünde biraz daha mengeneye alındı beyin, biraz daha sıkıştı yürek… “yeter” deyip yırtacaktım üstümdekileri ona bile direncim kalmamıştı. sonra bir “dost” ve “dost adayı” uzattı ellerini. sırayla; ilk kalbimden aldılar oku, sonra beynimdem… kalp bu kolay tamir olmuyor, hele bir değil birden fazla tekledi mi geri gelmiyor. beyin mi? o da hücrelerini yenilemiyor… unutmak, unutabilmek… olaylar gitse dahi tüm bu acıları hissetmek ve hataları unutmamak için kalbe atılan bir kesik daha… belki de ondan tekliyor ara ara…
toparlanacak herşey… sadece lazım olan birazcık zaman… hiç kimseye, hiçbir şeye değil sadece zamana…


Kasım 27th, 2008
bVICIL
Posted in
Tags: